Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu ve eşi Hanımefendi Ayşe Güzeloğlu, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları ve gazilerinin onuruna verilen yemeğe katıldı.

 

 

Bir otelde düzenlenen etkinliğe Vali Güzeloğlu ve eşi Hanımefendi Güzeloğlu’nun yanı sıra 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri ve eşi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla ve eşi,  Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir ve eşi, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Kadircan Kottaş ve eşi, 16. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Barbaros Kasar, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, İl Emniyet Müdürü, kamu kurumlarının müdürleri, 15 Temmuz şehitlerimizin yakınları, gaziler ve çok sayıda davetli katıldı.

 

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan yemek programı Diyarbakır Dini Yüksek İhtisas Kurumu Müdürü Fatih Çatmakaş tarafından gerçekleştirilen Kuran-ı Kerim tilavetiyle devam etti. İl Müftüsü Burhan İşliyen tarafından yapılan duaların ardından 15 Temmuz kronolojisi ve 15 Temmuz konulu çeşitli videolar izlendi. Daha sonra 15 Temmuz günü gazi olan Özel Harekât Polisi Şeref Baz tarafından bir konuşma yapıldı.

 

 

Onur yemeği programında konuşan Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “Aziz şehitlerimizin çok değerli anneleri, babaları, eşleri, çok değerli evlatları, kardeşleri bu onuru ve şerefi paylaşan çok değerli yakınları,  kahraman gazilerimiz değerli eşleri, aileleri. Bu akşamın manevi ruhaniyetinde istikbalimiz ve istiklalimiz için hayatlarını o meşhur gecede gözlerini kırpmadan feda eden ve bugün sahip olduğumuz zenginliklerle birlikte geleceğe kararlı ve büyük yürüyüşümüze canlarıyla, şehadetleriyle mühür vuran aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun makamları cennet olsun. O gün nurlanan şehitlerin yanında kahraman duruşlarıyla aynı safta korkmadan yılmadan ve duraksamadan hainlerin karşısında aşılmaz sıra dağlar gibi durarak gazi unvanını alan ve bu akşam birlikte olduğumuz ve bu ülkenin her bir köşesinde bu onuru ömürlerinin sonuna kadar taşıyacak bütün gazi kardeşlerimi de sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

 

 

15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti’nin ve milletinin yeni bir diriliş destanı ve yeniden doğuşudur...

 

 

Bu büyük millet tarihin her döneminde olduğu gibi 15 Temmuz’da da varlığına, devletine, dinine ve ezanına kastedenler karşısında çelikleşmiş bir iradeyle dimdik durarak imanlı göğüsleriyle aşılmaz sıra dağlar gibi karşı koymuştur. Bilin ki ve bilinmeli ki imanlı yüreklerin karşısında duracak ve onları aşacak hiçbir silah ve güç yoktur. Bu millet imanıyla ve inancıyla her dem ve her dönem bu değerlere sahip çıkmış ve ebediyete kadar inşallah sahip çıkacaktır. 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti’nin ve milletinin yeni bir diriliş destanı ve yeniden doğuşudur. Bu açıdan yeni bir Malazgirt, yeni bir Dumlupınar, yeni bir Çanakkale, yeni bir Sakarya’dır. Yok edilmek istenen o gün devletin ve milletin varlığı, bekasıysa, bugün devlet ve millet o günden çok daha güçlüdür. Hainlerini temizlemiş kararlılıkla kenetlenmiş ve ebediyete doğru azim ve inançla yürümeye azmetmiş bir büyük millettir.  Biraz önce gördük Diyarbakır meydanında o günkü kareler bunun çok net göstergesidir. Tıpkı Türkiye’nin bütün meydanlarında olduğu gibi. Ne diyordu o bacımız elindeki o inancını vurgulayan yazıda “Burası Diyarbakır. Burada bayrak inmez, ezan dinmez, şehitler ölmez.”

 

 

O akşam 40 yıldır bu hain planın işbirlikçileri ve destekçileri içte ve dıştaki bu hain emelin işbirlikçileri 40 yıllık hesaplarını yaparak bu milleti ve bu devleti alt edeceğini düşündü. 40 yıllık planları Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın çağrısıyla devletine, değerlerine, Cumhurbaşkanı’na ve iradesine sahip çıkan milletimizin feraseti ve kahramanlığıyla 24 saat dolmadan ters yüz oldu. İşte bu büyük millet ve devlet bu tehdidi bertaraf ettiği gibi bütün tehditler karşısında da bu kararlılığıyla emin adımlarla geleceğe doğru emin adımlarla yürümektedir. Bilinmelidir ki bu büyük devlet ve dualı millet mazlumun sığınağı olmuş, mağdurun sığındığı kapı olmuş;  gönlünü, kapsını, ekmeğini, sofrasını muhtaç olanla paylaşmış hakkı ve adaleti varlığıyla birlikte her dönem tutmuş, ayağa kaldırmış ve bugün insanlığın yüz akı olmuş bir devlet ve millettir.

 

 

Ülkenin her bir köşesinde, her bir noktasında şehitlerin manevi ruhaniyeti bizlere bu büyük mirası hatırlatmakta ve sorumluluğumuzu hepimize her an hatırlatmaktadır.

 

 

Bizler bir büyük emaneti bir büyük mirası temsil edenler olarak bu şuurla, geleceğe bu inanç ve imanla yürüyoruz. Bu topraklar binlerce yıldır kardeşlik hukukumuzla dosta güven veren ve düşmanını ürperten kararlılığın bir adı olmuştur. Bu toprakların altında kefensiz yatanlar, o toprağa gözünü kırpmadan şehit olarak bizler için, devlet için, din için, ezan için bayrak için şehadete erişerek yatanlar, birlik ve beraberliğimizin mührü olmuştur.  Ülkenin her bir köşesinde, her bir noktasında şehitlerin manevi ruhaniyeti bizlere bu büyük mirası hatırlatmakta ve sorumluluğumuzu hepimize her an hatırlatmaktadır.

 

 

Bu büyük millet ve devlet yolculuğumuz sonsuza kadar inşallah ilelebet gelecek her gün gelişen, güçlenen ve büyüyen bir Türkiye olarak devam edecek

 

 

Bu inanç ve kararlılıkla bizler de bugün Diyarbakır’da Türkiye’nin her köşesinde her yöresinde olduğu gibi aynı iman inanç ve kararlılıkla haykırıyoruz. Diyoruz ki bu büyük millet ve devlet yolculuğumuz sonsuza kadar inşallah ilelebet, gelecek her gün gelişen, güçlenen ve büyüyen bir Türkiye olarak devam edecek. Allah bu yolculuğumuzu muzaffer eylesin. Birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. İnancımızla, imanımızla gelecek her gün bu büyük ülkeyi daha güzel bir ülkeye ve kardeşçe yetiştirmeyi nasip eylesin. İnsan hayatının faniliği içerisinde erişilebilecek en yüce makama erişen şehitlerimizi rahmet ve minnetle bir kez daha anıyorum. Rabbim onlardan razı olsun. İnançlarımızın en yüce yerindeki şehitlerimizin şefaatine hepimizi nail eylesin. O gün o imanı temsil eden şehitlerimizin değerli aileleri, emanetlerimize de selam olsun. Böylesi kahramanlara akraba olmak, eş olmak, onların babası, kardeşi ve evladı olmak bir büyük meziyettir. Bu milletin sonsuza yolculuğunda bu kahramanlar hiç unutulmayacak. 15 Temmuz’un ihaneti de hiç unutulmayacak. Her 15 Temmuz’da ihaneti ve onun uzantılarını lanetlerken, aziz şehitlerimizi binlerce kez rahmet ve minnetle anacağız. Gazilerimize de milletçe şükranlarımızı sunacağız. Bilin ki her 15 Temmuz’da dünden ve bugünden daha güçlü olacağız. Allah yolculuğumuzu daim eylesin, devletimizi ebet müddet eylesin. Diyarbakır’daki bu birliğimizi ve bu ülkedeki bu kararlılığımızı daim eylesin. Hepinizi bu duygu ve düşüncelerle selamlarken Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın hepinize sevgi ve selamlarını iletiyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde Cumhurbaşkanına, devletine ve değerlerine sahip çıkarak nice böylesi buluşmalarda, nice böylesi birlik ve dirliğimizi ortaya koyan ortamlarda buluşmak dileğiyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

 

 

Vali Güzeloğlu’nun konuşmasının ardından program 15 Temmuz marşı eşliğinde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.