21.06.2017 tarihli Valiler Kararnamesi ile Kocaeli Valiliğine atanan Valimiz Sayın Hüseyin Aksoy ve eşi Hanımefendi Hülya Aksoy’un onuruna bir veda yemeği düzenlendi.

 

Bir otelde gerçekleştirilen programa Vali Aksoy ve eşi Hanımefendi Hülya Aksoy’un yanı sıra Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve eşi, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri ve eşi, Önceki Dönem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Kutbettin Arzu ve eşi, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Musa Çitil, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir ve eşi, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Kadircan Kottaş ve eşi, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, oda ve borsa başkanları, STK temsilcileri, kamu kurum kuruluşlarının müdürleri ile çok sayıda davetli katıldı.

 

Veda programının açış konuşmasını yapan Vali Yardımcımız Kürşat Güleryüz şunları söyledi: “Sayın Valimiz ve kıymetli eşlerinin veda yemeği programına hepiniz hoş geldiniz onur verdiniz. Sayın Valim, yaklaşık 3 yıl önce 2014 yılı sonbaharında ülkenin zor bir dönemden geçtiği çetin çalışma koşulları olan Diyarbakır’a atandınız. Bizler bu süreçte 6-7 Ekim Olayları, Silvan Olayları, Sur Olayları, 15 Temmuz Kalkışması gibi şer odaklarının yoğun faaliyet gösterdiği bir dönemde terör örgütleri ile kıran kırana yürütülen mücadelenin, çalışmanın sevk ve idaresini başarıyla yürüttüğünüzün en yakın şahitleriyiz. Bununla birlikte şer odakları ile mücadele ederken sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak yaraların tekrardan sarılması, insanımızın refah seviyesinin yeniden yükseltilmesi, hayat standartlarının yükseltilmesi adına kentin çok hızlı bir şekilde normalleşme sürecine girmesi adına yoğun faaliyet gösterdiğinizin de başarılı çalışmalar yaptığınızın da en yakın şahitlerinden biriyiz.

 

Özellikle İlimize yatırımı, yatırımcıyı nasıl çekeriz, bu şehri nasıl kalkındırırız diye büyük emek verdiğiniz, büyük projelere imza attığınız, biz mahiyetinizde çalışan memurlarınızla birlikte ekip ruhu içinde özel sektörde, sanayicilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde çok önemli çalışmalar yürüttünüz. Ama en nihayetinde görev sürenizin tamamlandığı şu günde toplumun tüm kesimlerinde siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sade vatandaş açısından Diyarbakır’ın geneli anlamında hep Hüseyin Aksoy denilince Devletin Valisi, devletin kapısı, ulaşılabilen, dert anlatılabilen, sıkıntıların izah edilebildiği bir Vali olarak anılıyorsunuz. Hakikaten kamu idarecileri açısından zannediyorum bir İlden ayrılırken herkesin duymak istediği herkesin muhakkak olmak istediği ifadeler diye düşünüyorum.

 

Ben izin verirseniz sizden çok şey öğrenen bir Vali Yardımcısı Mülki Amir olarak gerek mülki amir arkadaşlarım adına gerek Diyarbakır halkı adına sizlere mesai mefhumu demeden neredeyse 3 yıldır hiç yıllık izin kullanmadan yapmış olduğunuz çalışmalardan ötürü şükranlarımızı, teşekkürlerimizi iletmek istiyorum. Ayrıca izniniz olursa Hanımefendiye İlimizde 110 bin kadına Kadın Sağlığı Projesi koordinatörlüğünü yürüterek doğrudan dokunduğu için her biri ile ayrı ayrı muhatap olduğu için başta meme kanseri olmak üzere sıkıntılı konularda rehberlik ettiği için şükranlarımızı da iletmek istiyorum. Kendisi demin verdiğim rakam gerçek rakamdır 110 bin kadınımıza değişik platformlarda ulaşarak bire bir kendisinin öncülüğünde Halk Sağlığı ve diğer kurumlardan arkadaşlarımız ile birlikte rehberlik etmiş faydalı çalışmalara imza atmıştır.

 

Bir teşekkürü de efendim izin verirseniz bizleri yalnız bırakmayan bu programa teşrif eden başta Sayın Milletvekilimiz, Sayın Bakanımız, Sayın Komutanlarımız, Belediye Başkanımız, Başsavcımız, Adli Komisyon Başkanımız ve Rektörümüz başta olmak üzere tüm misafirlerimize teşekkürlerimizi şükranlarımızı ifade etmek istiyorum. Biliyoruz ki bundan sonraki görev yerinizde de başarılı çalışmalarınıza devam edersiniz. Hanımefendi ile birlikte sizlere mutlu, huzurlu bir ömür diliyorum. Sağ olun var olun.”

 

Vali Yardımcısı Güleryüz’den sonra konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla ise şunları söyledi: “Sayın Valimiz Hüseyin Aksoy, zor bir dönemde valilik yaptı. 6-7 Ekim, Silvan ve Sur olaylarını yaşadı. Sayın Valimiz üstün feraseti ve tecrübesiyle bu olayların kısa bir sürede üstesinden geldi. Sayın Valimiz Diyarbakır’ın sosyo-ekonomik gelişmesinde, sanayileşmesinde, turizmde ve farklı alanlarda birçok başarılı projelere imza atmıştır. Bu projeleri gerçekleştirirken hiçbir ayırım yapmadan bütün vatandaşlarımıza hizmet anlayışıyla yerine getirmeye çalışmıştır. Bütün kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özellikle Diyarbakırlı hemşerilerimizle kurmuş olduğu iyi diyaloglar sayesinde bu başarılı projeleri gerçekleştirmiştir. Biz buna şahidiz.

 

Sayın Valimle yaklaşık 8 ay birlikte çalışma imkânı buldum. Göreve başladığım ilk günden bu güne kadar yardımlarını ve desteklerini hiçbir zaman esirgemedi. Sayın Valimiz, bizlerin ve Diyarbakırlı kardeşlerimin gönlünde taht kurdu. Bu ayrılıklar mekânsal ayrılıklar olabilir, ama Sayın Valimiz her zaman kalbimizde olacaktır. Bundan sonraki görev süresince de Sayın Valimizle Kocaeli Belediyesi ile kardeş belediye olduğumuz için sık görüşeceğiz. Bu ayrılıklar mekânsal ayrılıklar olacaktır. Gönlümüzde hiçbir zaman kaybolmayacaktır, hep gönlümüzde kalacaktır.”

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Atilla’nın konuşmasının ardından Vali Aksoy ve eşi Hanımefendi Aksoy’un 3 yıl içerisinde yapmış oldukları etkinliklerin fotoğraflarının yer aldığı bir slayt izlendi.

 

 

Diyarbakır 33 ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış, farklı kültür ve inançlara sahip insanların hoşgörü içerisinde kardeşçe bir arada yaşadığı bir kent…

 

Veda programında bir konuşma yapan Vali Aksoy ise şunları söyledi: “Saygı Değer Hanımefendiler, Beyefendiler, Değerli Katılımcılar; Bilindiği üzere son Valiler Kararnamesiyle Kocaeli Valiliğine atanmam münasebetiyle benim ve eşimin onuruna düzenlenmiş olan bu yemeğe hepiniz hoş geldiniz.

 

Diyarbakır 33 ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış, farklı kültür ve inançlara sahip insanların hoşgörü içerisinde kardeşçe bir arada yaşadığı bir kent. Böylesine önemli bir kent süreç içerisinde farklı nedenlerle hak etmediği pozisyonlara düşmüş ama bundan çıkabilmeyi de çıkmak adına mücadele etmeyi de bütün dinamikleri olarak hep beraber ortaya koyabilmiş bir kent.

 

 

Değerli katılımcılar; hepinizin bildiği üzere ben 22 Eylül 2014 tarihinde Diyarbakır Valiliği görevinde başladım. Başladıktan çok kısa bir süre sonra, gelir gelmez Diyarbakır’ımızın Kültür ve Karpuz festivali vardı. Sayın Mehdi Eker Bakanımızın önderliğinde Diyarbakır’da çok güzel bir program gerçekleştirilmişti. Atatürk Stadında düzenlenen programa Anadolu Ateşi Grubu, sanatçılar gelmişti. On Gözlü Köprüde Çayda Çıra yapılmıştı. Birçok güzel etkinlikle ben Diyarbakır Valiliği görevine başlamıştım.

 

Güvenlik birimlerimize özellikle söylediğimiz şuydu; teröristle vatandaşı ayıracağız ve sivillere asla zarar vermeyeceğiz…

 

Başladıktan çok kısa bir süre sonra hepinizin malumu olduğu üzere 6-7 Ekim olaylarını yaşadık ve Diyarbakır tarihinin en büyük olayları ile karşı karşıya kaldı. Sonrasında artan ve azalan terör boyutuyla, Diyarbakır gündemini meşgul eden bu olaylarla uğraşmak zorunda kaldı. Özellikle farklı boyutlarda gelişen başta Silvan, akabindeki Sur olayları, ondan sonra Bağlar olayları gibi birçok terör olayıyla mücadele etmek durumunda kaldık. Özellikle terörle mücadele ederken birçok konuyu hassasiyet içerisinde yürütmek zorunda olduğumuzun farkındaydık. Çünkü Türkiye bir hukuk devleti ve hukuk devletinin taşıması gereken vasıflar içerisinde bu mücadelesini yürütmesi gerekiyordu. Güvenlik birimlerimize, askerimize, polisimize, jandarmamıza özellikle söylediğimiz şuydu; teröristle vatandaşı ayıracağız ve sivillere asla zarar vermeyeceğiz.

 

Bu konuda gerçekten güvenlik birimlerimiz büyük bir hassasiyet gösterdiler. Sivillere zarar vermeme adına yeri geldi şehit oldular. Ben özellikle güvenlik birimlerimize teşekkür ediyorum. Polisimize, askerimize, korucumuza bu hassasiyeti son noktaya kadar büyük bir ciddiyetle taşıdıkları için. Bu vesileyle bütün şehitlerimizi de rahmetle anıyorum. Bu terör olaylarında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Yaralı güvenlik görevlilerimize ve vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.

 

Terörle mücadele; demokratik hukuk devleti kuralları dışına çıkmadan büyük bir soğukkanlılıkla ve hassasiyetle yürütülmüştür…

 

Güvenlik görevlilerimizin bu hassas davranışı Diyarbakır Halkında da karşılık bulmuştur. Diyarbakır halkı da yaşanan bu olayların değerlendirmesini yapmış terör örgütü ile arasına mesafe koymuştur. Provakatif çağrılara itibar etmemiş, Valilik olarak bizim yapmış olduğumuz çağrılara destek vermiş ve onun yanında yer almıştır. Bize güven duymuştur ve bu güveni bir çok noktada ortaya koymuştur. Bu anlamda da Diyarbakır halkına teşekkür ediyorum. Çünkü terörle mücadele ederken demokratik hukuk devleti kuralları dışına çıkmadan bu mücadele büyük bir soğukkanlılıkla ve hassasiyetle yürütülmüştür. Güvenlik birimlerimizin bu hassasiyeti, yargımızın hassasiyeti ve bu çerçevede yapılan çalışmalarla bugünkü noktaya gelinmiştir. Bugünkü noktada artık Diyarbakır’da terörle ilgili hususlarda çok önemli aşamaların geçildiğinin bir ifadesidir.

 

Biz özellikle Diyarbakır’ın sosyal yapısının tespit edilip ortaya konulması varsa sorunlar nelerdir, bu sorunlara karşı nasıl tedbirler alabiliriz diye bir sosyal durum raporu çıkarttık

 

Tabi terörle mücadele edilirken bunun yanında sadece silahlı mücadele değil terörü besleyen diğer alanlarla da mücadele etmek gerekiyordu. Biz özellikle Diyarbakır’ın sosyal yapısının tespit edilip ortaya konulması varsa sorunlar nelerdir, bu sorunlara karşı nasıl tedbirler alabiliriz diye bir sosyal durum raporu çıkarttı ve Diyarbakır’ın fotoğrafını çektik. Bu fotoğrafta tespit ettiğimiz bir takım hususlarla ilgili farklı projeleri hayata geçirmek için çalıştık. Onun devamı olarak şu anda Diyarbakır’da sosyal risk analizi çalışıyoruz ve bunu bütün ilçelerimizi kapsayacak şekilde ortaya koymaya gayret ediyoruz. Bu çalışmalar yapılırken bir taraftan da kentin ekonomik anlamda daha üst noktaya taşınması, işsizlikle mücadele edilmesi ve terör örgütünü insan kaynağı oluşturabilecek olan ortamların kurutulması da büyük önem taşıyordu. Bu anlamda Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın 4 Eylül tarihinde Diyarbakır’da açıkladığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Yatırım ve Destek Paketi cazibe merkezleri programı olarak vücut buldu. Tespitler yapıldı, müracaatlar alındı, önümüzdeki dönemde bunların açıklanmasını bekliyoruz. Diyarbakır’ın ekonomik anlamda da yeni yatırımcıların gelmesiyle daha iyi bir noktaya taşınmasında çok ciddi bir katkı sağlayacak konumda olacak.

 

Özellikle yeni gelecek olan yatırımcılarımızın arsa sorunlarının giderilmesi bakımından mevcut Organize Sanayi Bölgemizin 2000 dönüm daha genişletilmesi çalışmalarını başlattık. Hepinizin bildiği gibi Tekstil OSB’nin kuruluşunu tamamladık ve imar ile parselizasyon çalışmaları bitti. Alt yapısı ihale edilebilir bir aşamaya kadar geldi. Diyarbakır’a bir OSB yetmez dedik yeni bir karma OSB oluşturma adında çalışmaları başlattık. Diyarbakır’ın ilçeleri de büyük ve buralarda da sanayinin gerçekleşmesi adına bir potansiyelin var olduğunu bildik. Bu amaçla da başta Bismil ve Ergani İlçelerimiz olmak üzere bazı ilçelerimizde de yine OSB’ler kurabilir miyiz diye çalışmaları başlattık.

 

Bir lojistik köy Diyarbakır’a kazandırma adına çalışmaları belirli bir aşamaya kadar getirdik. Diyarbakır önemli ulaşım hatlarına sahip bir kent. Bunu da avantaja dönüştürebilecek bir lojistik köyünde burada kurulmasının Diyarbakır’ın geleceği ve ekonomisi adına da çok önemli bir katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. KOSGEB tarafından daha önce de yapılmış olan İŞGEM binasını faaliyete geçirebilmek için Organize Sanayi Bölgemizle birlikte çalışmaları başlattık. Önümüzdeki günlerde arkadaşlarımız tarafından bu çalışmalarda ortaya konulacak. Bu ve buna benzer birçok çalışma yapıldı. Bunları burada tek tek sayarak vaktinizi almak istemem.

 

Diyarbakır’ın bir önemli sorunu var, bu sorun Diyarbakır’la ilgili algı sorunudur…

 

Diyarbakır’ın bir önemli sorunu var. Bu önemli sorunu dışarıdan Diyarbakır’a bakış açısıdır. Diyarbakır’la ilgili algı sorunudur. Önümüzdeki dönemde Diyarbakır bu algıyı kırmak için yoğun gayret göstermelidir.  Bu algının kırılması adına da başlattığımız bazı çalışmaların bundan sonrada arttırılarak devam etmesi önem taşımaktadır. Özellikle birçok tarihi zenginliğe doğal güzelliğe sahip olan Diyarbakır’ımızın turizm bakımından daha iyi bir noktaya gelebilmesi bakımından tur operatörlerini Diyarbakır’a davet ettik. Onların buraya gelişi ile Diyarbakır algısının farklılaşmasında da belirli aşamada gözlemler hale geldik. İş dünyası burada bir toplantı gerçekleştirdi. Gelen iş adamları Diyarbakır’la ilgili algının farklılaştığını gördü. Özellikle buraya ziyarete gelen ve birkaç gün dolaştıktan sonra bizimle görüşen dışarıdan gelen ziyaretçilerle yaptığımız görüşmelerde şunu çok net olarak gördük. Bir kısmı ben Diyarbakır’a geleceğimi söylemedim çünkü eşim beni Diyarbakır’a göndermezdi diyor. Bir kısmı Diyarbakır’a gideceğim deyince senin orada ne işin var diyenler olduğunu söylüyor. Ama gelip burayı gördükten sonra hiç anlatılanla Diyarbakır’ın örtüşmediğini gerçek Diyarbakır’ın çok farklı olduğunu gözleriyle görüyorlar. Bizde şunu çok net olarak ifade edebiliyoruz. Diyarbakır’ın diğer büyükşehirlerden hiçbir farkı yok ve herkes gönül rahatlığıyla Diyarbakır’a gezmeye de yatırım yapmaya da gelebilir.  

 

Diyarbakır’da kentin potansiyelini harekete geçirme adına Dicle Üniversitemizle işbirliği içerisinde bir sempozyum gerçekleştirdik. Dışarıdaki Diyarbakırlı hemşerilerimizi de özellikle bu sempozyum vesilesiyle davet ettik. Bu ve buna benzer programların bundan sonraki süreçte de gerçekleştirilmesi bakımından büyük katkı sağlayacak faaliyetlerden olduğunu belirtmek isterim. Diyarbakır’da çok ciddi kamu yatımları da gerçekleştiriliyor. Bir Silvan Projesi gerçekten Diyarbakır’ın kaderini değiştirecek bir projedir. Bittiği zaman 2 milyon 351 bin dönüm arazi sulanmış olacak. 305 bin kişiye ek istihdam sağlanmış olacak. Böylesine önemli bir projeyi tamamlama konusunda da DSİ Genel Müdürlüğümüz ve Bölge Müdürlüğümüz büyük bir çaba içerisinde çalışmalarını sürdürüyor.

 

6 körüklü 5 milyon yolcu kapasiteli bir terminal binamız var. Bu gerçekten Diyarbakır’a yatırım yapmak isteyen Diyarbakır’la turizm iş birliği içerisine girmek isteyenler için çok önemli bir alt yapı oluşturuyor

 

33 bin kişilik stadyumumuz birkaç ay içinde bitmiş olacak. Diyarbakır için önemli yatırımlardan birisi hizmete girmiş olacak. Hepinizin çok yakından bildiği turizm içinde yatırımcılar içinde önemli bir alt yapı oluşturan Havalimanı açıldı.  6 körüklü 5 milyon yolcu kapasiteli bir terminal binamız var. Bu gerçekten Diyarbakır’a yatırım yapmak isteyen Diyarbakır’la turizm iş birliği içerisine girmek isteyenler için çok önemli bir alt yapı oluşturuyor. Tabi Havalimanı deyince çok önemli bir konuyu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Havalimanı inşaatı bitti yol inşaatını yapacağız. Karayolları Bölge Müdürümüz geldi dedi ki Sayın Valim bu yol bağlantısını kamulaştırma yapamadığımız için gerçekleştiremiyoruz. Vatandaşın tapulu arazisi, mülkiyet hakkı ve buradan geçemiyoruz. Siz bir görüşün dedim. İkna edin, vatandaşımızın bu konuda duyarlılığı oluşursa bir izin versin ve geçelim. Birkaç temas yaptılar ve dediler ki efendim ikna edemiyoruz. Peki dedim neredeyse bu vatandaşımız bana söyleyin ben gideceğim kendisine. Haber gönderdik, Vali Bey gelecek diye söylendi. Kısa bir süre sonra bize haber geldi dendi ki biz böyle bir konu için Vali Bey’i buraya getirmeyiz, biz Sayın Valime gideceğiz ve bize geldiler durumu izah ettik. Bu bir kamu hizmetidir. Diyarbakır’a hizmet edecektir. Buradaki mülkiyet hakkınız saklıdır. Ama bize bir geçiş hakkı, bir muvafakat sizden talep ediyoruz. Bunu verirseniz çok memnun olacağız dedik ve amcamız Abdurrahman Baran bize hemen tamam dedi. Karayolları Bölge Müdürlüğümüz çok kısa sürede bu yolun bağlantısını yaptı. Yeri kamulaştırmadan vatandaşımızın bu duyarlı tavrı sayesinde terminal binasını hizmete soktuk. Bu olaydan kısa bir süre sonra amcamız rahmetli oldu. Bu vesileyle onu da rahmetle anıyorum. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun.

 

Bölgemizin gelişmesi ve kalkınması için yapılan çalışmaları hayata geçirmek için ciddi anlamda istişare kapısını açık tutarak mesaimizi yaptık…

 

Bunun gibi çalışmaları gerçekleştirirken istişareyi daima açık tuttuk. Odalarımızla, Sivil Toplum Kuruluşlarımızla daima bir istişare içerisinde olduk. Zaman zaman kanaat önderlerimizle zaman zaman aşiret liderlerimizle bir araya geldik onların görüş ve önerilerini aldık. Bölgemizin gelişmesi ve kalkınması için yapılan çalışmalarda neler bizlere önerebilirler ve bu öneriler ne şekilde hayata geçirilebilir bu ve buna benzer çalışmaları hayata geçirmek için ciddi anlamda istişare kapısını açık tutarak mesaimizi yaptık. Kısaca bir yönetişim anlayışını Diyarbakır’da etkin kılmaya çalıştık. Bugüne kadar da bunu verimli şekilde başardığımızı görüyorum. Çünkü herkesle istişare içerisinde herkesin farklı görüşlerini alarak onu bir harmanlayarak hayata geçirme noktasında özel çalışmalar gerçekleştirdik.

 

Diyarbakır’da görevde bulunduğumuz süre içerisinde herkesle her kesimle diyalog içerisinde olduk. Bizden bir konu için görüşme talebinde bulunuluyorsa eğer çok yoğun değilsek en kısa zamanda mutlaka görüştük ve görüşme neticesi de makul olabilecek talepleri karşılama adına hep birlikte bu çalışmaları ortaya koyduk. Özellikle terörün yoğun olarak yaşandığı dönemlerde bu diyalog kapılarını sürekli açık tuttuk. Telefonlarımızı sürekli açık tuttuk. Haklı makul bir talep varsa bu talebi nasıl karşılayabiliriz diye o noktada hep birlikte hareket ettik. Birçok Sivil Toplum Kuruluşumuzun temsilcileriyle birçok kez görüştük. Onlarda Diyarbakır’ın sorunlarının çözümünde var olan sıkıntıların en hafif şekilde atlatılmasında ciddi katkılar ortaya koydular. Bu vesileyle Sivil Toplum Örgütlerimize de bu anlamda katkı sunan iş dünyamıza da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 

Özellikle Diyarbakır’da görev yaparken çok sıkıntılı süreçler de yaşadık. Yeri geldi ben hiç eve gidemedim. Birkaç gün gidemediğim oldu. Olayları takip etmek, izlemek ve arkadaşlarımızla beraber bu olayları nasıl önleyebiliriz ne yapabiliriz diye beraber olduk. Bu anlamda benim sürekli yanımda ve destek olan değerli eşim kendisine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Ben gelemiyorum sen istiyorsan Ankara’ya git, oğlumuz orada üniversite okuyor, orada kal ortam biraz daha farklılaşınca gelirsin dediğimde hayır ben yanında kalacağım dedi ve bu sıkıntıları hep birlikte göğüsledik.

 

Eşimin koordinatörlüğünü yürüttüğü kadın sağlığı projesiyle biz Diyarbakır’da 110 bin kadınımıza ulaştık

 

Biraz önce de ifade edildi eşimin koordinatörlüğünü yürüttüğü kadın sağlığı projesiyle biz Diyarbakır’da 110 bin kadınımıza ulaştık. Bunlar gerçek ulaşılmış rakamlardır ve bu kadınlarımıza başta meme kanseri olmak üzere kendi kendini muayene edebilme bilgisinin verilmesi kadına yönelik şiddette nereye nasıl başvuracağının anlatılması, sigaranın zararları gibi kadınımızı ilgilendiren birçok konuda eğitimler verildi. Bu, toplumumuzda kadınlarımızın sosyal yaşama, ekonomik yaşama katılmalarında da çok önemli bir kapı açacak. Bunu yaparken Halk Sağlığı çalışanlarımızla birlikte ve onların çalışmalarıyla bu ortaya çıktı. Bu anlamda da ben huzurlarınızda eşim Hülya Hanım’a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Halk Sağlığı Müdürlüğümüze ve çalışanlarımıza da aktif rol aldıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Projenin bu ve bunun gibi yatırımların gerek İl Merkezinde gerekse de ilçelerimizde takip edilmesi ve sonuçlandırılmasında Vali Yardımcılarımız ve Kaymakam arkadaşlarımızın da çok üstün gayretleri oldu onlara da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 

Burada çalışmalarımızı yaparken birçok konuda devlet büyüklerimizin büyük ilgi ve desteğini gördük

 

Kamu kurumlarımız büyük bir sorumluluk içerisinde kendi görev alanlarına giren konularda çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürdüler. Tıkandıkları noktalarda bizlere başvurdular ve onu aşmak için hep birlikte hareket ettik. Onlara da huzurlarınızda ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Burada çalışmalarımızı yaparken birçok konuda devlet büyüklerimizin büyük ilgi ve desteğini gördük. Belki 10’a yakın 3 yıllık süreç içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımız aramıştır, sormuştur, bilgi almıştır ve talimatlarını iletmiştir. Gecenin 3 ünde sabahın 5 inde gündüz vakti Diyarbakır’a olan ilgisini de özellikle bu vesileyle sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Başbakanlarımız keza aynı şekilde Diyarbakır’a olan ilgileri oldukça yüksek ve Diyarbakır’a sık sık ziyaret ettiler ve Diyarbakır’ın sorunlarının çözümünde de hükümet olarak neler yapabiliriz konusunda hem bizim fikirlerimizi aldılar hem de talimatlarıyla Sayın Bakanlarımızın bu çalışmaları yürütmelerini sağladılar.

 

Bakanlar Kurulumuzun bütün üyeleri Diyarbakır’la ilgili bir talep gittiğinde öncelikli olarak bunu değerlendirme gayreti içerisinde olduklarını böylelikle ifade etmek isterim. Önceki Dönem Diyarbakır Milletvekili de olan Mehdi Eker Bakanımızın Diyarbakır’la ilgili katkıları oldukça fazla. Ara dönemde Bakanlık yapan Sayın Kutbettin Arzu Bey’in Diyarbakır’la ilgili çalışmalara verdikleri destekler belli. Sayın Milletvekillerimizin, önceki dönem ve mevcut dönem milletvekillerimizin Diyarbakır’la ilgili çalışmaları ve katkıları ortada.  Ben her birine huzurlarınız da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 

Diyarbakır’ın bu noktaya gelmesinde mutlaka herkesin belli ölçüde bir katkısı var

 

Diyarbakır’da bir dayanışma içerisinde karşılıklı görüş alışverişi içerisinde bu çalışmalarımızı ortaya koyduk. Diyarbakır’ın bu noktaya gelmesinde mutlaka herkesin belli ölçüde bir katkısı var. Ben yapabildiysem eğer bu diyaloğu bu koordinasyonu sağlama adına bir gayret gösterdim. Bu gayret çerçevesinde birçok arkadaşımız bu çalışmalarımıza her türlü desteği verdi ve çalışmalarımızı belli bir aşamaya taşıdık. Burada yaklaşık 3 yıl görev yaptık. Çok zor bir dönemde zor bir süreci burada yaşadık. Belki Diyarbakır tarihinin en zor dönemi benim Valilik yaptığım süreç içerisinde karşımıza çıktı. Ama bunu da biraz önce ifade ettiğim gibi sağduyuyla, soğukkanlılıkla hukuk kuralları dışına çıkmadan bütün birimlerimizle koordineli bir şekilde gerçekleştirme çalışması ortaya koyduk. Bu anlamda da tekrardan bütün kişi ve kurumlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 

Ben bundan önce bilindiği gibi Muğla, Mersin ve Samsun Valilikleri görevinde bulundum. Şimdi de Diyarbakır Valiliğimin bugün son günü. Yarın bir aksilik olmadığı takdir de sabah 8.00 gibi Valilikten saat 9.00’da Havalimanından İstanbul’a hareketle aynı gün akşamı da Kocaeli Valiliği görevime de başlayacağım. Özellikle görev yaptığım yerleri ben hep memleketim gibi benimsedim. Muğla’yı, Mersin’i, Samsun’u artık Diyarbakır’ı da bunlara ekliyorum. Diyarbakır’da bundan sonra benim memleketim. Dolayısıyla Diyarbakır ile ilgimiz bitmeyecek. Görev yaptığım yerlere mutlaka hep ilgim olmuştur olmaya devam etmektedir. Diyarbakır Valiliği görevinden ayrılmış olsak da Diyarbakır’la ilgimiz bundan sonra da devam edecektir. Ben bir anlamda sizler de uygun görürseniz Diyarbakır’ın fahri hemşerisi olmaya adayım.

 

Kocaeli’nde de bir kapınızın olduğunu bilmenizi ve oraya geldiğinizde rahatlıkla beni ziyaret edebileceğinizi ve bundan da büyük bir memnuniyet duyacağımı ifade etmek istiyorum

 

Dediğim gibi burada konuşacak çok şey var. Saatlerce birçok konu üzerinde konuşabiliriz, anlatabiliriz. Ama bu bir veda programı ve bu veda programında da çok fazla konuları uzatmama kanaati içerisindeyim. Ben özellikle bugün bu programa Diyarbakır’ın her kesiminden her farklı görüşünden insanın geldiğini biliyorum. Bu anlamda bu programa katılan bütün kişilere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu Diyarbakır’ımızın birlikteliğinin Diyarbakır’ımızın sorunlara ortak yaklaşma kültürünün gelişmesinde çok önemli katkı sunacak bir ortam olarak bunu görüyorum. Bu ortamın bundan sonra da devam ettirilmesinde büyük yarar var diyorum. Bu anlamda buraya katılan gelen bütün misafirlerimize sizlere teşekkür ediyorum. Kocaeli’nde de bir kapınızın olduğunu bilmenizi ve oraya geldiğinizde rahatlıkla beni ziyaret edebileceğinizi ve bundan da büyük bir memnuniyet duyacağımı ifade etmek istiyorum. Arz-ı veda ediyorum. Allahaısmarladık diyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”

 

Konuşmaların ardından Vali Aksoy ve eşi Hanımefendi Aksoy’a hediye takdimi yapıldı.

 

Hediye takdiminin ardından program Vali Aksoy ve eşi Hanımefendi Aksoy’un misafirlerini uğurlamasıyla sona erdi.