Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, tarım alanındaki Üretici Birlikleriyle değerlendirme toplantısı yaptı.

 

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Toplantı Salonunda Yapılan Toplantıya Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra, tarımla ilgili kamu kurum ve kuruluş yetkilileri, ilgili odaların yöneticileri ve ilimizde faaliyet gösteren üretici birliklerinin yöneticileri ve üyeleri katıldı.

 

Toplantıda bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi; “Değerli Diyarbakırlı Üretici Birlik Başkanlarımız, Ziraat Odası Başkanlarımız, Tarım İl Müdürümüz, Bakanlığımızın değerli birim amirleri ve sevgili basın mensupları. Bugün Diyarbakır’ımız da, Diyarbakır tarımında üreterek, katkı sunan ilimiz ve ülkemiz tarımına, geleceğine bu anlamda emekleriyle zenginlik katan üretici birliklerimizin başkanları ile bir aradayız.

 

 

Bugün itibariyle Diyarbakır'da toplam 7.3 milyar TL’lik bitkisel ve hayvansal üretim toplamı bir üretim ve gelir elde edilmektedir

 

 

Özellikle tarımsal alanda üretici birlikleri bizim için çok değerlidir, emeğini katan, alnının terini akıtan, bununla geçimini sağlayan ve aynı zamanda bu ülkenin gelişmesine kalkınmasına, gıda ürünlerinin temin edilmesinde ve neslin devam etmesinde, bu anlamda olmazsa olmaz emek koyan birliklerimizdir. Tarımın stratejik bir sektör olarak, hem ilimiz hem ülkemiz hem de dünyanın gündeminde olduğu açıktır. Tarımsal üretim anlamında da Türkiye'de de Diyarbakır’ımızın çok önemli bir üretim merkezi olduğu bilinmektedir. Bugün itibariyle Diyarbakır tarımsal üretim alanında bir anlamda Türkiye'yi besleyen üretimi ile Türkiye'nin tarımsal üretimine çok büyük katkı koyan bir ilimizdir. Bugün itibariyle Diyarbakır'da toplam 7.3 milyar TL’lik bitkisel ve hayvansal üretim toplamı bir üretim ve gelir elde edilmektedir. Bunun 2.9 milyarı bitkisel, 4.4 milyarı da hayvansal üretim dediğimiz burada bulunan birlik başkanlarımızın temsil ettiği üretim toplamıdır. 33.616 çiftçi, sistemde kayıtlı çiftçi olarak bulunmaktadır ve bu büyüklükte Türkiye'de alanında baktığımız zaman bu yılın rekoltesinde ki hasat tamamlandı buğdayda hamdolsun 1.130,000 ton civarında üretim miktarı gerçekleşmiştir. Bu üretim miktarı geçtiğimiz yılla karşılaştırdığımızda yüksek bir artışa konu olan ve verimlilikte de dekar başına 344 kilogramlık gibi verimli ve değerli bir sonuçla oluşan bir üretim hâsıl olmuştur. Üretimin bu noktaya gelmesine katkı sunan, Birliklerimiz, Ziraat odalarımızın yanında şüphesiz il müdürlüğümüzün, tüm bakanlığımız kurum ve kuruluşlarından çalışanlarımızla süne dâhil bütün zararlarla mücadelede ortaya koymuş oldukları büyük başarıyı açıklamak istiyorum. Yine bu yıl pamukta 427,000 dekarlık bir alanda 217,221 tonluk bir ürün bekliyoruz inşallah, geçtiğimiz yılla kıyaslandığında bu yıl yüzde onluk bir artış pamukta da söz konusudur. Bildiğiniz gibi değerli başkan burada, son 2 yıldır pamuk dünya fiyatı ile aynı seviyede seyreden ve giderek üreticisine kazandıran, bir dönem geride kalan üretimini şimdi taleple giderek artıran bir ivmede. Şüphesiz ki biraz sonra paylaşacağımız Diyarbakır'da gelecek pamuk perspektifine dayalı pamuğa dayalı daha çok öne çıkacaktır. Yine bu yıl Arpa ‘da 164.000 tonluk bir üretim bekliyoruz, mercimekte Türkiye birincisi üretim merkeziyiz, biliyorsunuz yine de mercimek de 148,150 ton civarında bu yıl bir üretim bekliyoruz ve mısır da da yaklaşık 290-300 ton civarında bir üretim bu yıl gerçekleşecek İnşallah. Bu perspektifte meyvecilikte de 1. Sırada üzüm 2.Sırada Dut ki biliyorsunuz duta bağlı ipekböcekçiliği üretiminde toplamda Türkiye'nin en fazla İpekböceği üreten kenti ve merkeziyiz, bunu artırarak ipek böceği ve İpekböcekçiliğine bağlı kozası üretiminde birinciliğimizi İpek ve ipeğe dayalı endüstriyel üretimine dönüştürme alanda sürdürmek için bir dizi temel çalışmalarımız yoğun şekilde devam etmektedir.

 

 

Kırmızı mercimekte Türkiye birincisi ve en önemli üretim merkeziyiz

 

Hayvansal olarak varlığımıza baktığımızda, büyükbaş hayvan varlığında son verilerimiz 550bin civarında bir büyükbaş hayvan varlığımız vardır. Bu konu 2002 baz aldığınızda yüzde 112'lik bir varlığın artışı anlamına gelir ki Türk hayvancılığın artışında çok fazla ve gerçekten çok yüksek bir oranda kültür ırkı ağırlıklı bir artış ve varlık gerçekleştiği açıktır. Küçükbaş hayvan varlığı sayımızda bir milyon 805 bin civarındadır, bu da yine 2002 baz alındığında %92 oranında bir artış getiriyor. Bu üretim hasılası toplamında baktığımızda biraz önce ifade ettiğimiz gibi kırmızı mercimekte Türkiye birincisi ve en önemli üretim merkeziyiz. Buğdayda durum buğdayı ve diğerlerinde 3. Sıradayız ve 3.ncü ve 4.ncü sıra arasında gidip geliyoruz. Pamukta Türkiye'de üretim toplamında kültür pamukta 4.ncü üretim merkeziyiz. Mısır'da 7 ya da 8.ci sıra arasında bir yerdeyiz. Sofralık üzüm de 6.ncı toplam üretim sırasındayız. Şüphesiz tüm bu verilerin daha da iyiye ve ileriye taşımak sadece sayısal artışın yanında kaliteye bağlı bir üretim yoğunluğu taşımakta en önemli hedefimiz olmalı. Yine büyükbaş hayvan varlığında da yerli ve melez olarak baktığımız zaman sığır bağlamında Türkiye bir ve ikincisi, manda da Türkiye ikincisi olarak sayıya sahibiz. Koyun varlığında da Türkiye dördüncüsü gibi bir sayıya sahibiz. İpek böceğinde ifade ettiğim gibi Türkiye'nin merkezi 1.nci sırada, süt üretimini de bir veri olarak ifade etmek gerekir ki, Türkiye de 6 toplam süt üreten bir varlığa sahibiz. Değerli basın mensupları tabii ki tarımın stratejik öneminin de birçok ayağı vardır ve etkileşim alanı olan bir sektördür. Çiftçiden başlayarak Çiftçi eğitimi, kayıt sistemi bilgilendirilmesi burada birazdan paylaşacağımız ve toplantımızın konusu olan üretici birliklerimizin de üretici birliklerimizin üyesi olan üreticilerimizin de girdi maliyetleri azaltması, ölçek olarak üretimin ideal boyutta sağlanması, ürün- verim kayıplarında en aza taşınması ve şüphesiz ürünün pazarla buluşup değerlendirmesi gibi bir bütün zincir içeriyor. Bu noktada il müdürlüğümüzden başlayarak bütün birim müdürlüklerimizin çalışma alanları ortaya çıkıyor. Gerçekte biliyorsunuz geçtiğimiz sonbaharda Türkiye'de ilk ve en büyük çalışmayı başlatmış, Bakanlığımızın başlattığı ”Buzağılar Ölmesin “çalışmasını GAP merkezimizde bini aşkın katılımcıyla burada bulunan bütün paydaşlarımız varlığıyla Diyarbakır’ımızda gündeme almıştık. Özellikle büyükbaş hayvan varlığının en büyük risklerinden ve hayvan varlığını azaltan nedenlerden biri olan erken buzağı ölümlerinin, bilgisizlik, bilinçsizlik, ilk doğum ve sonrasındaki hijyen olmayan şartlara bağlı eksikliklerden kaynaklandığını ifade etmiş, bir seferberlik ruhuyla Diyarbakır'daki oranın en aza inmesine gayret etmiştik. Aslında Diyarbakır'daki ölüm oranı Türkiye ortalamasından az olmasına rağmen, biz hiç ölüme, hiçbir kayba konu olmasın demiştik.

 

 

Diyarbakır’a aktardığımız kaynak 4 milyar 300 milyon Türk Lirasını bulmuş durumdadır

 

 

Bugün memnuniyetle ifade etmek istiyorum ki, Diyarbakır’da baz aldığımız döneme göre %50 iyileşme gerçekleşmiş, Türkiye ortalamasının dörtte biri civarında bir orana Diyarbakır’daki ölümleri indirmişiz. Tabii idealimiz en aza indirmektir. Çünkü buzağıların varlığı ve yaşaması Türkiye'nin özellikle büyükbaş hayvan varlığının çoğalması demek ve etteki ithalatın belki de piyasa şartlarında hem üretici hem de tüketici lehine düzelmesi demek. Bu iki bakış açısıyla ve benzeri projelerle bütün müdürlüklerimiz alanda çiftçimizin, üreticimizin, köylümüzün, vatandaşımızın yanında 24 saat esasına göre görev yapmaktalar. Özellikle, bu noktada sağlanan çok önemli destekler var. Bakanlığımızca Diyarbakır'da tarım sektörüne, bu yıl itibariyle baktığımızda, şu ana kadar ödenen rakam 503 milyon 900 bin Türk lirasıdır. Bu tarımsal destekler toplamı olarak Diyarbakır'daki çiftçimize, üreticimize bugüne kadar ödenen rakamdır. Devam ediyor ödemeler. Bu rakam şüphesiz daha fazla ve daha yüksek bir orana ulaşacaktır. 2003 ve 2018, bugüne kadar toplam ödeme tutarımızda böylelikle 4.3 milyar Türk lirasına ulaşmıştır. Yani Diyarbakır'da gerçekleşen bu büyük tarımsal üretim, bitkisel ve hayvansal toplamı varlığında, Hükümetimizin, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğindeki Türkiye'nin kalkınma ve gelişmesine dönük perspektifinde ki öncelik noktasında, Diyarbakır’a aktardığımız kaynak 4 milyar 300 milyon Türk Lirasını bulmuş durumdadır. Bu noktada, bunu başlıklara ayırırsak, alan bazlı tarımsal destekler 1 milyar 210 milyon Türk Lirası, hayvancılık destekleri 369 milyon 500 bin Türk Lirası, diğer destekler, kırsal kalkınma programı, genç çiftçi projesi, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, tarımsal danışmanlık ve yayım arazi toplulaştırma ve benzerleri ile 829 milyon Türk Lirasına ulaşmıştır. Özellikle kırsal kalkınma yatırım tesislerinde, altını çizmek gerekir ki, gerçekten çok önemli destekler ve değer üreten projelere kaynak aktarıyoruz. Bitkisel üretim ve işleme, paketleme tesisleri, hayvansal ürün işleme tesisleri, basınçlı sulama, özellikle tarımsal ürün depolama ki lisanslı depolamanın tabanı ve zeminidir bu. Biliyorsunuz artık Türkiye'de lisanslı depoculuk gündemde ve yasal olarak da tanımlanmış bir şekilde. Diyarbakır’ımızda Ticaret Borsamızı geçtiğimiz gün ziyaret ettiğimde, gündeme alınmasını özellikle istedim. Lisanslı depoculuğun bırakın bölgemizi, ülkemiz ve Dünya çapında bir merkezi olma iddiasındadır ve bunu sağlayacak bir altyapıya da sahiptir. Dolayısıyla, bu ürün depolama da bizim kırsal kalkınma yatırım destek ve tesislerimizde öne çıkıyor. Soğuk hava deposu, şüphesiz ürünün pazarla buluşması ve fiyat marjının ekonomik olarak istikrara kavuşmasında çok önemli. Özellikle gübre işleme ve paketleme ile güneş enerjisi ve enerjili seralar olmak üzere çok çeşitli başlıklarda devam ediyor. Tabi kooperatif desteklerimizi de vurgulamak gerekir. Çünkü kooperatif varlığı, özellikle biraz önce ifade ettiğim gibi, ölçeğe bağlı verimli ve sürdürülebilir bir tarım için olmazsa olmaz. Gerek maliyetlerin en aza indirilmesi, gerekse de buna bağlı ürünün değerlendirilmesi açısından bugüne kadar 163 milyon Türk Lirası süt sığırcılığı, damızlık sığır, koyunculuk, seracılık, besicilik, rehabilitasyon gibi projelerimize de kaynak sağlamış bulunmaktayız.

 

 

35 projemize 43 milyon hibe kesinleşmiştir

 

 

Özellikle kırsal kalkınma destekleri bağlamında bu yıl itibariyle baktığımız zaman güzel bir gelişmeyi de paylaşmak istiyorum. 2016 yılı içerisinde Türkiye'de 9. sırada kaynak kullanan Diyarbakır’ımız, bu yılbaşı uygulamaya başladığımız program, hedef ve ortak çalışma perspektifinde bugün itibariyle fon kullanma kapasitesi açısından Türkiye 5. inciliğine yükselmiştir. Bu bir hedefti Diyarbakır'a değişik alanlarda koyduğumuz gibi şüphesiz bunun çok daha ötesine doğru yolculuğumuz devam ediyor. Diyarbakır'ın kapasitesi, fon kullanma ve destek anlamında daha ötesinde bir varlığa ama tabi proje hazırlama da bir başarı, bir şüphesiz beceri ve ortak gayret işi bu noktada kırsal kalkınma kurulumuzu, başkanımızı, ekibini, İl Müdürümü ve katkıda bulunan bütün kamu yöneticisi arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Koyduğumuz hedefi yakaladık bir yıl içerisinde.   Tıpkı eğitimde izlediğimiz gibi Diyarbakır'ın her alanda kapasitesini ve bulunduğu konumun çok daha iyisine dönük bir hedeflemesini bugün gündemimize aldık.   Her alanda Diyarbakır'ın en iyi olma iddiasını, İnşallah el birliğiyle hem gerçekleştiriyoruz, hem sürdürüyoruz. Bu anlamda memnuniyetle belirtiyorum. 42 il içerisinde bu yıl itibariyle dokuzuncu sıradan beşinci sıraya yükselen Diyarbakır'da destek almaya hak kazanan 35 projemize 43 milyon hibe kesinleşmiştir, anlaşmaları imzalanıyor. Şu an itibarıyla 86 projemiz değerlendirme aşamasında ki bunların da çok büyük kısmını inşallah kabul olacağını düşünüyorum. Bu da kabul olduğu takdirde 49 milyon 500 bin Türk Lirasında ek bir hibe alacağız. Bu saydığım rakamlar bir tabloyu önümüze çıkarıyor. Türkiye'nin Bitkisel ve hayvansal üretimin bugün itibariyle belirleyen,   üreten ve zenginleştiren merkezi, Diyarbakır. yakın bir gelecek adına baktığımız zaman da sadece ülkemiz adına değil, uluslararası bir üretim ve gıda sanayi merkezi perspektifi Diyarbakır için bugün önceliğimiz ve hedefimiz sıklıkla ifade ediyorum Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Projesinden sonra en büyük entegre 2. projesi Silvan Projesi 8 baraj, 23 sulama projesini içeren 31 toplam projeyi bütünleştiren bir enteğre proje 300 bin hektar alan su ile buluşuyor. Bu bir büyük dönüşüm demek, Diyarbakır'ın sulu tarımıyla ve buradaki üretimiyle dünya çapında bir üretim merkezi haline dönüştürmek demektir. 235 bin doğrudan hektarla başlayacak perspektif sulamayla en az 300 bin kişiye iş, aş ve istihdam sağlayacak. Bugün kuru tarımın söz konusu olduğu yerde, suyun gelmesiyle verim en az bire üç katı, sebze meyve de 10 katı artacak. Ürün deseni değişecek. Endüstriyel girdiler  mısır, pamuk, soya gibi Türkiye'nin yem ve benzeri alanlarda ithal ettikleri ürünler doğrudan pamuk dahil Diyarbakır'da 235 bin hektarla başlayacak alanda bir dev üretime dönüşecek İnşallah. Çabamız bu Cumhurbaşkanımızın kesin kararlı ve liderliğiyle bu proje, Diyarbakır ve bölgenin en kısa zamanda kaderini ve geleceğini değiştirecek, işte o zaman biraz önce paylaştığım veriler çok yüksek volümlere ve değerlere çıkacak. Diyarbakır lisanslı depoculuk, ürün depolama, buradaki değerli birlik başkanlarımızın bağlı birlikleri ve üretici kooperatifleri ile her alanda sadece üreten değil, bunu markaya dönüştürecek ve gıda sanayi merkezi olacak bir perspektife taşıyacak. Bununla ilgili valiliğimiz denetim, gözetim ve öncülüğünde, Bakanlığımızın tüm kurumları, üniversitemiz, ilgili fakülteler, Ziraat Fakültesi, Veteriner Fakültesi ve şüphesiz bugün ve her gün Ziraat Odaları, üretici birlikleri, Kooperatifleri ve en ücra noktadaki köylümüz, üreticimiz, çiftçimize kadar bir seferberlik ruhu içerisindeyiz. Bu fırsatı çok iyi değerlendirerek Diyarbakır’ın kalkınması, bölgenin ve ülkenin kalkması düşünerek bu hedefe şu an kitlenmiş durumdayız.  Bugünkü toplantılarımız bu büyük geleceği düşünerek, bugünden hazırlamayı, Çiftçi eğitimi, sulama, iyi tarım uygulamaları, zararlarla mücadele, tohum ve tohumculuğun geliştirilmesi bitki ve meyve ye bağlı fidan ve fidan geliştirilmesi, buna bağlı arazi toplulaştırması ve benzeri ve bütün alanları kapsayan bir çabayı ve heyecanı kapsamaktadır. Bu buluşmalarımız devam ediyor. Alanda sıkla ve yoğunlukla birlikteyiz.   Ama bugün özellikle üretici birlik başkanlarımızı hem çağırmak, hem onları dinlemek bu büyük geleceğe doğru giderken, kendi adına bize aktaracaklarını ilgili arkadaşlara not aldırmak üzere birlikteyiz.  Ben bu duygu ve düşüncelerle toplantımızın hayırlı olmasını diliyorum. Tekrar hepinize hoş geldiniz diyorum. Sizlerin aracılığıyla bütün üretici vatandaşlarımı sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi.