Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, GAP-BAN ve Türkiye’de Melek Yatırımcılık Ekosistemi ve Gelecek Vizyonu ile ilgili ilimizde düzenlenen sertifika törenine katıldı.

 

Törene, Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, Dünya Melek Yatırım Forumu Başkanı Baybars Altuntaş, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektörler İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürü Dr. Hakan Ertürk, Karacadağ Kalkınma Ajans Sekreteri Dr. Hasan Maral, Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, İpek Yolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve üyeleri, iş insanları ve sertifika almaya hak kazananlar ile çok sayıda davetli katıldı.

 

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, protokole ilişkin konuşmalarla devam etti. Konuşmalar sırasıyla, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr Hasan Maral, Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, İpek Yolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektörler İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürü Dr. Hakan Ertürk, Dünya Melek Yatırım Forumu Başkanı Baybars Altuntaş ve Vali Hasan Basri Güzeloğlu tarafından yapıldı.

 

Sertifika Töreninde bir konuşma yapan Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu şunları söyledi. “Hepinize hayırlı günler, hayırlı haftalar diliyorum. Değerli GAP Kalkınma İdaresi Başkanım, Dünya Melek Yatırımcılar Ağı Başkanımız, değerli Genel Müdürüm, Karacadağ, Dicle ve İpekyolu Kalkınma Ajansı'nın değerli Genel Sekreterleri, ilimizin Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, Ticaret Borsamızın değerli Yönetim Kurulu Başkanı, kamu görevlilerimiz, sivil toplum temsilcilerimiz, iş adamlarımız ve bugün sertifika almaya hak kazanan, eğitim çalışmasını başarı ile bitiren ve Melek Yatırımcı kavramı içerisinde bugün birarada olmaktan mutluluk duyduğum değerli katılımcılar. Öncelikle büyük bir mutluluk duyduğumu, böylesine hem önemli hem de değerli bir etkinlikte, böylesine bir ortamı sizlerle paylaşmaktan büyük bir keyif aldığımı belirtmek istiyorum. Bugün aslında tarihi bir ana tanıklık ediyoruz. Güneydoğu Melek Yatırımcı Ağının kurulmasını ve bölgeyi kapsayan yenilikçi bir bakış açısıyla yatırım kavramının ve girişimci anlayışının tarihi bir dönüm noktasına tanıklık ediyoruz. Şüphesiz bugün başlatacağımız ve Güneydoğu Melek Yatırımcı Ağı ile bir anlamda altyapısını başlatacağımız süreç, kalkınma ve gelişme adına dünyanın diliyle ve iletişimiyle buluşmamız demek olacak. Girişimcilik kavramına yeni bir bakış açısı ve çağdaş bir yorum getirmemiz demek olacak.

 

“GAP-BAN ve Türkiye’de Melek Yatırımcılık Ekosistemi ve Gelecek Vizyon ağı ile Dünya ile bütünleşecek ve eksik olan yanımızı tamamlamış olacağız”

 

Bir anlamda aynı dili konuşan, biraz önce Baybars Bey'in kısa rakamlarla paylaştığı dünya ile bütünleşmemizin hem girişimcilik hem yenilikçilik hem de ekonomik anlamda sürdürülebilirlik boyutunda bugüne kadar eksik kalan bir yanımızı tamamlamış olacağız. Buna ihtiyacımız var. Bugün değişen dünyada bu değişimi anlamak, değişimin kavram ve kodları ile buluşmak ve şüphesiz aynı dilde muhattaplarımıza ulaşmak lazım. Bilineni ve süregeleni değil, yeniyi yönetebilmek lazım. Burada kavram olarak yeniyi sadece almak ve taklit etmek değil, yeniye katkı koymak ve o süreci de zengin kılmak gerekir. Bu ülke, bu büyük millet bunu başaracak güçte derinlikte ve birikimde. Bunu hissetmek ve buna güvenerek gayret etmek gerekir. Bugün yaptığımız hem kamu ve devlet olarak hem özel sektör ve girişimcilik olarak tam da bu. Bugün bu masanın taraflarında hem devletimizin ve kamu yönetimimizin tüm paydaşları var hem sivil ve sosyal kesimin ve reel sektörün paydaşları var hem de dünya, uluslararası anlamda, Melek Yatırımcıları Ağı’nın, bizim yine gururumuz olan çok değerli kardeşimiz, Baybars Bey’in üzerinden gelişen bir temsiliyeti var. Öncelikle bunu çok iyi görmemiz lazım ve hiçbir başlangıcı da geç kabul etmemiz lazım. Çok hızlı, kararlı ve istikrarlı bir şekilde bütün bu paydaşların buluşmasıyla geleceğe doğru yürüyüşümüzü hızlandırmamız lazım. Bu topraklar en büyük zenginliğimiz. Sahibi olduğumuz değerlerimiz bizim gücümüz ve enerjimiz ve artık dünya ile aynı dili konuşarak, onlarla ekonomik anlamda rekabeti gerçekleştirmek de mecburiyetimiz. Bazı kavramlar, belki ilk anda bize karşılığı ve anlamı çok güçlü olmasa da, burada arayışımız ekonomik olarak değerlendirilebilir bütün varlıklarımızın dönüşmesi ve sadece sahip olmak değil değer üretebilmek yanımızın güçlenmesi. Start up ve benzeri kavramlar ilk anda çok algıya ve sizin ve hepimizin zihin dünyasında belki güçlü bir karşılığa yol açmayabilir. İşin özü girişimcilik ve şüphesiz güvenle hareket ederek o güven kavramı üzerindeki geleceğimizi inşa edebilmemizdir.

 

“Güven ve cesaret ile yeni adalar ve yeni kıtalar keşfedeceğiz”

 

Belki tek bir kavrama indirgersek, güven duygusunu kazanmamız ve o güvenle hareket etmemiz, öngörü ve ön görerek yatırımı gerçekleştirmemiz. Öngörü bir kehanet değildir ve şüphesiz boşa geçecek bir zaman ve kaynak israfı değildir. Bütün bilgileri ve bütün değerleri çok iyi analiz ederek yaşanmış deneyimlerden pay çıkartarak en doğruya doğru yönelmenizdir. Ama olmazsa olmazınız güveniniz ve cesaretinizdir. Buna sahip çıkarsanız yeni adalar, yeni kıtalar keşfedersiniz. Limandan çıkmaya cesaret edemezseniz, aynı çember ve aynı çevre içerisinde enerjinizi, güveninizi tüketirsiniz, Şimdi sevgili dostumun hayat hikayesini eminim ilgilenen ve buradaki yatırımcıların hepsi okumuştur. Eğitimle sınırlı bir dönemde üniversitenin sadece eğitim ve not vererek sınıf geçmek olarak tanımlandığı bir dönemde, henüz 2. Sınıfta Baybars Bey, işte bu güveni ile çevreyi ve sınırlandırılmış alanı bırakmış, yelken açmış o günden başlayan hayat öyküsünde de hep yeni adalar değil, kıtalar keşfetmeye kendini adamış. Buradan vereceğimiz temel mesaj budur. Güneydoğu ve bu ülke her yanı ve yönüyle girişimci kavramının karşılık bulacağı dünya ile bütünleştirici ekonomik ve sosyal büyük kazanımlar gerçekleştireceği bir zenginliğe sahiptir. Bu kavramları sadece bilişim teknolojisi ile ve Start up’la gerek teknoparklar veya gerekse teknolojik ağırlıklı merkezlerle sınırlı görmeyin lütfen. Şüphesiz getirisi ve önceliği bu sektörlerde yoğunlaşmak ile birlikte tarım, turizm, yerel değerler ve sizin çevrenizde bugüne kadar baktığınız, göremediğiniz zenginlikler bekliyor size. Öyküler bazen küçük bir el emeğinden başlayarak dünya çapında bir markaya, bazen yıllardır, yüzyıllardır sizin bildiğiniz bir lezzetten yola çıkarak dünya çapında bir zincire, bazen sadece anı değeri olarak karşınızda duran bir objenin doğru okunması ile ve doğru hedef pazar ile kitlelere ulaştırılması ile dünya çapında bir başarı öyküsüne her an dönüşebilir. Yeter ki siz bilgiyi, güveni ve gayreti bütünleştirin. Güneydoğu insanlık tarihinin nefsi neva bulduğu tarihin yazıldığı insan zenginliğinin, bütün ortak değerlerin din, dil, inanç, kültürün yoğrulduğu bir bölgedir. Karşınıza her adımda çıkan, bunun tanıklığı olan eserler, bütün bunların şahitleridir.

 

“Sayın Cumhurbaşkanımızın  Liderliğinde başalayan yeni hükümet sistemde, 2023-2053 ve 2071 Hedeflerimizi her alanda gerçekleştireceğimiz  dönemler olacaktır”

 

Bu bölgenin insanları ve girişimciler olarak bütün bu fırsatları doğru değerlendirmek ve şüphesiz Türkiye'nin 2023 2053 ve 2071 gibi tarihimizin önemli ve çok değerli hedeflerine dönük bir kalkınma stratejimizde yapabildiğimiz katkının en ötesini gerçekleştirmemiz lazım. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde başlayan yeni hükümet sisteminin ilk 100 günlük icraat planı tam da bunu hedeflemekte ve yeni dönemin bu doğrultuda okunmasını ve kalkınmanın bu boyutta sağlanmasını istemektedir. Şüphesiz bu salonda bulunan bütün paydaşlar da bunun taraflarıdır. Sadece turizm başlığını değerlendirdiğimiz zaman, bu bölge milyonlarca insanı karşılayacak kucaklayacak başarı öyküleri ile her bir start-up girişimcisini dünya çapında bir markaya dönüştürecek bir yolculuğuna dönük müthiş fırsatlar sunmaktadır. Bölgenin bütün illeri buna bağlı merkezleri artık geleceğini doğru tanımlamak zorundadır. Sadece tarım başlığı adı altında dünyanın en kritik sektöründe markalaşma adına, dünyaya markaları taşımak adına inanılmaz fırsatlar bizi beklemektedir. Bugün yapılan iş bunun başlangıcını çok güçlü bir şekilde yapmaktır. Kalkınma Ajanslarında ki hedefimiz de budur. Artık sadece bir finansal ve bilanço üzerinden yönetilen ve kaynak veren değil, değer üreten, değer çoğaltan ve bölgeye değer katan bir anlayışı egemen kılmak istiyoruz.

 

“Gençleri güven verici projelerle destekleyeceğiz”

 

Genç fikirlerin, genç güven verici projelerin desteklenmesini hedefliyoruz. Gözünüzde büyütmeyin. Başkalarının başarı hikayelerini okuyarak, biz bunu yapamayız, demeyin. O başarı hikayeleri, kahramanları belki çevrenizde, belki kendiniz, belki sizsiniz. Bunu düşünerek hareket etmelisiniz. Artık bizim de kendi başarı hikayelerimizi yazdığımız ve örnek olarak dünyaya aktardığımız dönemi bir an önce gerçekleştirmemiz lazım. Başkalarına bakarak yapamayız diyerek geri durmak yerine, aşarız, daha fazlasını, iyisini yaparız diyerek, bir güvenle başlamamız gerek. O açıdan inanıyorum ki, bugün çok önemli ve değerli bir ana tanıklık ediyoruz. Zamanın ruhu da bunu gerektiriyor. Artık bunu yapacağız. Bunu yapacak gücümüz, inancımız ve birikimimiz var. Bugün atılacak ve başlangıcı yapılacak çalışmalar, sertifikalı arkadaşlarımızdan başlayarak, bir büyük güce dönüşecek. Bakınız Türkiye'de Türkiye'nin bütünlüğünü geleceğe ilişkin büyük yürüyüşünü ve güvenini yok etmek isteyenler en başta bu ülkenin güvenini yok etmek, geleceğe dair inancını yok etmek istediler. İç ve dış bütün tehdit ve terör unsurları, silahlı terörden ekonomik teröre kadar, bu güveni bitirmek istediler. Bugün hamdolsun, bugün biz burada bu töreni yapıyorsak en güzel cevabı veriyoruz. Diyarbakır özelinde söylüyorum Tekstil İhtisas Sanayi Bölgesinde, birilerinin tellallık yaparak abartmak ve büyütmek istediği kur spekülasyonu ile bu ülkeyi ekonomik anlamda ve güven anlamında bitirmek istediği bir dönemde, çıktığımız çağırıya 1’e 5, 10 talep alıyorsak, ayırdığımız parsel alanları talebi karşılamakta yetersiz kalıyorsa ve şu ortamda 400 milyon Türk Liralık net yatırım tutarı ile 7000 kişilik net istihdam taahhüdünü bütün firmalar peşin ilk ödemelerini yapıp kalanlar da yeni alanları bizden istiyorsa, o zaman güvenecek ve geleceğe doğru yürüyecek büyük bir gücümüz var demektir. Kim ne derse desin bu salonda bulunan herkesin bu güveni hissetmesi ve bu güveni paylaşarak çoğaltmasını istiyoruz. Biz de buna katkı vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün, birazdan sertifikasını alanların bu güveni ve gücü temsil eden geleceğe doğru büyük yürüyüşümüzü, Güneydoğu ölçeğinde gerçekleştiren ilk adımı atanlar olduğunu biliyorum ama bu büyük yolculukların hepsi de bir ilk adımla başlıyor. Hayırlı olsun. Hepinizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum” dedi.

 

Konuşmaların ardından Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, 06-07 Ekim 2018 tarihleri arasında ilimizde düzenlenen iki günlük Melek Yatırımcı Sertifika programına katılan katılımcılara sertifikaları takdim edilerek, toplu fotoğraf çekiminden sonra tören sona erdi.