Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, Diyarbakır Büyükşehir Öğretmenevinde, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Denizbank ve Hürriyet Gazetesi tarafından ortak düzenlenen ‘Tarım Zirvesi’ne katıldı.

 

Toplantıya Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra; Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Demirören Medya Gazete Satış Grup Başkanı Gürcan Korkmaz, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar, Denizbank Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Burak Koçak, Denizbank Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü Pervin Dinçer Altunhan, Tarım ile ilgili kurumların müdürleri, Hürriyet gazetesi temsilcileri, Oda ve Borsa Başkanları ve çiftçiler katıldı.

 

 

Proğramda Denizbank Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı  Burak Koçak ve DTSO Başkanı Mehmet Kaya birer konuşma yaptı. Daha sonra davetlilere hitaben yaptığı konuşmada Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “ Hürriyet gazetesinin ve Denizbank’ın çok değerli yetkilileri, temsilcileri, genel yayın yönetmeni ve yazarları, sivil toplum kuruluşlarımızın, oda, borsa birliklerimizin çok değerli başkanları, üretici birliklerimizin değerli başkanları, değerli çalışma arkadaşlarım, hizmet etmekten büyük bir mutluluk ve onur duyduğum Diyarbakır’ımızın güzel insanları, hanımefendiler, beyefendiler, üreten, alnının teri ile ilimizin, ülkemizin kalkınmasında çok büyük katkılar sağlayan değerli üreticilerimiz, çiftçilerimiz. 21 yaşındaki Denizbank’ın, 70 yaşındaki Hürriyet ile birlikte, 10bin yaşındaki Diyarbakır'da böyle bir tarım zirvesi düzenlemesini çok anlamlı ve değerli bulduğum, belirtiyor ilimize bu zirve nedeniyle gelen bütün değerli konuklarımıza hoş geldiniz diyorum. Şüphesiz tarım eğer konuşulacaksa, tarımla ilgili bir zirve yapılacaksa, tarımın gerek yapısal, gerekse güncel konularına ilişkin bir buluşma gerçekleştirilecek ise bunun en doğru adreslerinden biri de Diyarbakır’ımızdır. Rakamlara boğmak ve üzerinde aynı rakamları tekrar etmemek için girmeyeceğim ama değerli konuşmacılar ifade ettiler, bugün Diyarbakır Türkiye'nin tarımsal üretiminin hem bitkisel hem de hayvansal boyutunda bir üretim merkezi, belirleyici bir merkezi, ürün, fiyat belirleme gücüne sahip bir etkileme merkezidir. Bu sadece bugün değil tarihin her döneminde Diyarbakır merkezli üretim havzasının da bir gücü ve gerçeğidir. Diyarbakır bilinen insanlık tarihinin en eski ulaşılabilen bulgularında, 10 bin yıldan bu yana Körtik Tepe’ den bu yana gelen üreten, sadece yaşam için temel olan tarım boyutunda değil, kültür,ilim ve irfan boyutuna taşıyan, bu anlamda 33 medeniyetin varlığıyla ve bugün onlardan kalan bütün birikimleriyle bir bilge şehirdir. Sadece sınırlarında değil sınırların ötesine uzanan her yönüyle bölgesini taşıyan bir etkileme gücü ve merkezidir. Diyarbakır bu anlamda bu dinamikleriyle şüphesiz bilinmesi, ele alınması ve çalışılması gereken de bir zenginliktir. Diyarbakır'da sağlanan ve hamdolsun daha iyiye ve güzele doğru taşınan huzur ve güven ortamında,    bugün önceliğimiz artık ekonomik ve sosyal kalkınmadır. Bir buçuk yıl önce göreve başladığımız gün belirlediğimiz, tanımladığımız, paylaştığımız ve sürekli işbirliği içerisinde konuştuğumuz gibi bunu konuşurken de sadece Diyarbakır’ı değil aynı zamanda bölgesel kalkınmayı da konuşmak. Çünkü bu ölçekte Diyarbakır'da bu konuları konuşmak demek aynı zamanda etkileyen, belirleyen ve ilişkilendirilen bütün sektörleri ile ve çevredeki yerleşim birimleri ile tüm boyutları ile meseleyi ele almak demektir. Bu noktada tarım şüphesiz hem ilimizin, aziz şehrimizin hem de bölgemizin en önemli ve temel gerçeği ve ekonomik zenginliğidir.

 

 

“Tarım stratejimiz; güçlü olabilmek için nüfusa yeterli gıda üretmek ve güvenilir gıda üretmektir”

 

 

Tarım aynı zamanda çok önemli ve stratejik bir sektördür. Bugün dünya üzerinde güçlü olabilmek, nüfusuna yeterli gıdayı ve güvenilir gıdayı üretmek demektir. Bugün hiçbir ülke tarımsal üretimin sadece ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirme şansına sahip değildir. Güvenli ve sürdürülebilir gıda üretimi, ölçek ekonomisi içerisindeki bir üretimin gerçekleştirilmesi ve izin verirseniz bu ana kadar ifade edilenlerden ayrılarak söylüyorum, tarımın en önemli meselesi ve girdisi olan finans değil bilgi temelli bir üretim anlayışının teknolojide tarımın buluşmasını gerçekleştirmektir. Çok kolayca ve ilk bakışta mesela sadece kaynak yetersizliği ve finansal eksiklik olarak görülse de bugün artık önemli olan bu varlığın nasıl kullanılacağı ve nasıl ekonomik olarak geri dönüştürüleceğidir. Sahip olmak değil onu verimli kullanabilmek gereklidir. Bilgiyi tarıma taşımazsak, teknolojiyi tarımla buluşturamazsak, üretim modellemesi ve üretim yöntemlerinde 10 bin yıl öncesinden bu yana çok bir şey değiştirmemişiz demektir. Ölçek ekonomisini doğru tanımamışsanız, üretim maliyetlerini azaltıcı kooperatif, birlik benzeri örgütlenmeler ile güçlendirmemişseniz, bireysel bazda üretimi ne yaparsanız yapın rekabet koşullarının oluşturamaz, dünya piyasalarına giremez girseniz de rekabet edemezsiniz. Mesele sadece pamuğun üretimini çoğaltmak değil, pamukta birim alanda verimi en fazla almak değil kütlü pamuğu ipe çevirmek değil tüm bunlarla birlikte elde ettiğiniz ve belki de organik olarak tanımladığınız bir markayı tekstil ürününe dönüştürerek, tarımın en önemli meselelerinden yapısal meselelerinden biri olan entegrasyonu yani tarladan sanayi ye ham üründen artı değere dönüşümü gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Kaynağın yetersizliği üzerinden bir tarım politikasının değerlendirmek abesle iştigaldir. Mesele kaynakların ne kadar verimli kullanılması ve yapılan girişimlerin ne kadar sürdürülebilir olmasıdır. Şüphesiz girdi maliyetleri dahil bütün maliyetleri belirleyici olsa da ürünün marka değerine ulaşması asıldır ve zorunludur.

 

“Marka değerine ulaşacak, ürün potansiyelimiz var.”

 

 

Bu doğrultuda bakmamız, bu doğrultuda tarıma yaklaşmamız gerekiyor. Bugün Diyarbakır'da bir buçuk yıldır tarım başlığı altında yapmaya çalıştıklarımız da bunun bir özeti olarak karşımıza çıkıyor. İlk defa başlattığımız üretici bildiklerimizle aylık toplantılarımız var. Türkiye'de bir ilk olmak üzere pamuk üreticileri birliğinden başlayarak, sebze üreticilerimize kadar şüphesiz güncel yaşanan sorunlarda çözüm gereken konularda insiyatifleri alıyoruz, bunların çözümü için ortak bir çaba sarf ediyoruz ve çok keyifli sonuçlarda alıyoruz. Ama bilin ki esas büyük fotoğrafı ve geleceği burada görüyoruz ve görmek zorundayız. Türkiye bir büyük ülke, bir büyük zenginlik, bir büyük güç demek. Önce bir kere güven satın alacağız, önce bu güveni kendimize, kentimize ve ülkemize ve geleceğimize duyacağız. Güven duyarak, akılla hareket ederek ve ortak birliktelikle davranarak sorunları aşacağız. Hiçbir sorun çözümsüz ve aşılmaz değildir. Eğer güveniniz akıl temelli bir gelecek öngörünüz, hedefiniz varsa hiçbir kaynakta yeterli değildir. Güveniniz ve akılla belirlenmiş bir gelecek eylem planınız yoksa, bakınız bir Silvan projesinden bahsediyoruz. Baraj değil Silvan Projesi nedir, 235000 hektar alanı sulu tarımla buluşturacak bir proje. 235 bin hektar, 8 baraj, 23 sulama projesi, 31 Entegre proje ile şu andaki bazı değerlendirmelerde 300 bin kişiye doğrudan, yerinde doğduğu yerde istihdam imkanı sağlayacak ve bugünkü değerlerle en az 1 milyar Türk Lirası yani 1 katrilyon Türk Lirası. Tarımda artı gelir sağlayacak bir proje karıştırılmaması için tekrar teyit ediyorum bu GAP’tan bağımsızdır. GAP ayrı, Silvan Projesi ayrıdır. Şüphesiz GAP’ın devam eden projeleri, Silvan - Diyarbakır sınırları içerisinde mülki alanda Bismil ve Silvan ilçelerinin bereketli verimli toprakların da 235.000 hektara, refahı, geliri, üretimi, kalkınmayı getirecek bir proje ve altını çizerek söylüyorum hiçbir gecikme, hiçbir erteleme söz konusu değil. Şu anda doludizgin çalışıyoruz, gecikme ne zaman oldu biliyor musunuz, terör örgütü PKK'nın işbirlikçilerinin bölgenin kalkınmasını engellemek isteyen bu insanların, bu bölgenin gelişmesini engellemek isteyen ihanetin geçmişte yaptığı eylemler ve terör eylemleri şehit verdiğimiz bir projedir Silvan Projesi. Rabbim tüm şehitlerimizden razı olsun ruhları şad olsun. Ama bilin ki bugün kararlılıkla proje hedefe doğru gidiyor ve 2023'te tamamlanarak, sadece Diyarbakır'a değil Türkiye ve dünyaya da Diyarbakır'ı bir üretim havzası olma iddiasıyla geliyor.Eğitim ve bilinç üretimi arttıracak Fakat tekrar altını çizeceğim suyun toprakla buluşması çok önemli bir şey ama her şey değil. İşte burada çiftçilerimizin eğitilmesi, bilinçli olması, üretici birliklerinin şimdiden oluşarak, ürün desenlerinin belirlenmesi, yine yetmiyor. Şu anda biliyorsunuz çalışmaları tamamladık. Tarım Organize Sanayi bölgelerinin alanlarını belirledik. Mevcut üretim hafızaları açısından iki tane tarım organize sanayi alan bölgesinin ihalesini bitirdik. O üretilen ürünlerin tarıma dayalı organize sanayi bölgelerinin artı değere dönüşmesi, havalimanımızdaki şu anda 3 milyon yolcuya ulaştık hamdolsun. Türkiye'nin en verimli, en yoğun iç hatları doluluk oranı Diyarbakır hattıdır. Hava alanımıza bir soğuk hava depolama bölümleri ve ihracat konu ürünlerinin depo edilerek, dünya pazarlarına ulaştırmayı tamamladık. Yine pamuktan bahsetti sayın Denizbank genel müdür yardımcısı değerli dostumuz, pamuğun geleceği öngörüsünde şüphesiz artış eğilimi gerçeğinde birilerinin kriz dediği dönemde biz Diyarbakır olarak bir iddiayı örnek alarak belki de bir riski alarak Tekstil Organize İhtisas Sanayi Bölgesi arsa tahsis duyularına çıktık. Yakın arkadaşlarımın çoğu bu dönemde bunun çıkmasını bir risk olarak belirtiyordu. Çünkü yaşanan bu spekülatif ortamda yatırma çok olumlu bir talep gelmeyebilir dedi. Ama sahip olduklarınızı bilir güvenle sunar ve bunu akıl temelinde ortaya koyarsanız şu anda bizim yaşadığımız bir cevap alırsınız. Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgemizin ilk etapta 54 parselini sunmamız ve teklifi açmamız karşısında 70'e yakın reel teklif aldık. Bunlardan, 54 ile 10 sözleşmeyi yaptık. % 20 peşinatları yatırıldı şu anda Diyarbakır'ın geleceğini bir gün işaretidir tarıma dayalı sanayinin beyaz bir projesinin ortaya koyduğu net bir getirilir yaklaşık 400 milyon tutarında sabit taahhüt edilmiş yatırım tutarı, 6500 net istihdam önümüzdeki günlerde ön sözleşme protokol imzalıyoruz. Şüphesiz güncel ve konjonktürel gelişmeler teşvik benzeri Diyarbakır'a getiriyor ama Diyarbakır'daki gelecekte üretim potansiyeli pamukta olduğu gibi hissedilir bir talebe doğru taşıyor, bunu yönetmemiz lazım. Refahı sadece değerlerin sayısal çokluğunda değil katma değer adı dönüştürecek boyutta aramamız lazım. Şüphesiz bunun kentte ekonomik ölçeğinde, üniversitelerimiz, odalarımız, borsalarımız, üretici birliklerimiz, burada bulunan bakanlığımızın bütün kurum ve kuruluşları ve üstü ölçekte bakanlığımız dahil bütün paydaşlarımız la gece gündüz çalışmamız lazım. Bakınız ticaret borsamız ın değerli başkanı burada, ilk ziyaretinde Engin Bey'e şunu söyledim, Diyarbakır Ticaret Borsası Sadece ürün alan değil, ürün fiyatını belirleyen Chicago Borsası muadili Türkiye'de emtia borsası ve Diyarbakır'da bir merkez olmak durumunda. Şu anda zaten üretim hacmimize da baktığımızda biz bunu hakediyoruz. Mercimeğin Türkiye birincisi, pamuğun Türkiye üçüncüsü, buğdayın Türkiye üçüncüsü ve diğer ürünlerin hepsin de ilk ona giren bir üretim cennetinden bahsediyoruz. Daha bu devreye girecek üretim alanları dışındayız. Bunlarda girdiği zaman artık benim çok inançla istediğim, belirlenen, okuyan ve alım satım yapan değil, fiyatı belirleyen ve dünya emtia borsa fiyatlarını izleyen bir merkez olmak durumundayız. Bunu yapar mıyız yaparız, inancımızda, güvencemiz ve gayretimizle bunu sağlarız. Yeter ki birlik ve beraberlik içinde ve istikrar içerisinde bu kararlılığımızla çalışalım. Yolumuza devam edelim bugüne kadar sağlanan ve sunulan bütün teşvikler havza bazlı destekler, üreticiye dönük katkılar, şüphesiz artarak devam edecek. Kırsal kalkınma desteklerimizden tarım bakanlığımızın gübre, ilaç, elektrik, mazot bütün bu girdiler de ki sübvansiyonlarımız devam edecek. Çünkü biz tarımı başta da söyledim stratejik ve vazgeçilmez bir üretim alanı olarak görüyoruz bakınız, Diyarbakır gelecekte Türkiye’nin ve dünyanın üretim merkezi olacak

 

 

2050 yılında dünyanın nüfusunun yaklaşık 7 milyara ulaşacağı ve tüketim talebinin de en az bugüne göre, 2050 lerde %60 oranında artacağından bahsediliyor. İnsanlar yaşamak için beslenecek beslenmek için de bitkisel ve hayvansal üretime ihtiyaç duyacak. Peki o zaman dönüp nereye bakacak üretim alanlarına üretim havzalarına bakacak biz tek başımıza dünyaya yeteriz bırakın ülkeyi bölgenin ve dünyanın üretim merkezi olmaya namzet eş bu çaba ile yolculuğunuz bu çaba ile gayretimiz devam ediyor edecek bu salonda birazdan gerçekleşecek çok değerli katılımcıların hem ölçek olarak sizlere ve ilimize hem de ülkemizin dünyanın genel tarım politikasına ilişkin çok değerli bilgiler sunacağına inancım sonsuz, inanıyorum ki Diyarbakır'ın geleceği bugünden ve geçmişten çok daha güzel olacak ve bu gelecek güzel günlerin en önemli belirleyici. Sektörlerin başında tarım yer alacak, çabamız o gayretimiz o Allah mahçup etmesin hepinize bol bereketli kazançlar, mahsuller nasip eylesin. Bu perşembe günü pamuk hasadı ile ilgili bir programımız var pamuktaki potansiyelimizi o gün orada çiftçilerimize, üretici birlilerimizde Diyarbakır üretimi artırıyor. Diyarbakır bitkisel ve hayvansal üretimde her geçen gün bu iddia ile geleceğe doğru çoğalan artan bir şekilde yoluna devam ediyor. Ayrı bir başlık açmak istiyorum Denizbank’a bankacılığın bilanço ve Finansal tablolardan ibaret olmadığını, bu ülkenin değerlerinin, kurumlarının, bankalarının bu ülkenin kalkınmasında çok önemli bir aktör ve katkı sağlayıcısı kurumu olma zorunluluğu duyduğu için çok güzel bir rakam verdi. Çok rakamlar geldi ama onları ayıklayarak paylaşıyorum, bankacılık sektöründe büyümemiz % 5’ler dediniz. Ama tarımda % 13- 13,5  altı çizilmesi gereken, takdir edilmesi gereken, bir alan ve bir kazanım. Türkiye’ de tarımı ihmal ederek geleceğe yürüyemezsin. Tarım da gelişmeden gelişemez, kalkınamaz. Teşekkür ediyoruz Denizbank’a . Hiç şüphesiz Türk basınının medyasının amiral gemisi Hürriyete ve Sayın Vahap Munyar’ a şahsında tüm ekibine böyle bir sorumluluğu hissederek, aziz ve kadim şehrimiz  Diyarbakır'a geldikleri ve 5. Tarım Sektörü buluşmasını burada gerçekleştirdikleri için katkıda bulunan bütün kurum ve kuruluşlara ve katılan siz değerli konuklara tekrar teşekkür ediyor panelimiz in hayırlı olmasını diliyor sevgi ve saygılarımla hepinizi selamlıyorum” dedi.

 

 

Beşincisi Diyarbakır’da düzenlenen panelde tarım yatırımları başta olmak üzere, üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü.