Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen “Tecrübe Konuşuyor-İçimizdeki Kahramanlar” projesi kapsamında Diyarbakır Öğretmenevinde düzenlenen programa katıldı.

 

 

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program, Kuran-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Daha sonra davetlilere hitaben bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “Demokrasiye kast eden, millet iradesini yok etmeyi amaçlayan, bu büyük devlet ve milletinin geleceğe doğru büyük yürüyüşünü engellemeyi amaçlayan fetö ihanet şebekesinin ve işbirlikçi ve destekçilerinin 15 Temmuz'da giriştikleri ve göğsü iman dolu olan, yüreği bu devlet, millet, bayrak ve ezan için çarpan, milletin sinesinde yok olan, hain darbe girişiminin bir kez daha lanetlendiği, o meşum gecenin hatırlanarak o gecenin büyük ve aziz kahramanlarını hürmet, tazim ve rahmetle andığımız bu buluşmada sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. 

 

 

15 Temmuz’un aziz şehitleri de rahmet ve minnetle anılacak, şehitler tepesinin ölmeyen kahramanları olarak hep bizimle var olacaktır.

 

Söz konusu vatan, bayrak ve ezan olunca insanlık fedakârlıklarının en yücesi olan canını, gözünü kırpmadan seve seve feda eden aziz şehitlerimizin yakınlarıyla bu ortamı paylaşmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bu yüce millet ve onun her bir ferdi, imanıyla, kararlılığıyla ve duruşuyla tarihin her döneminde ve her zaman, bu temel değerlerine kastedenler karşısında aynı asaleti, aynı duruşu, aynı imanı sergilemiş ve varlığına kastedenleri kahretmiştir. Şüphesiz bu büyük mücadele, dün, bugün ve gelecekte de devam edecektir. Tarihin varlığından bu yana var olan hakkı, adaleti, insanlığı ve imanı temsil eden bu millet bu büyük yürüyüşünde en büyük gücünü bu duruşunda, evlatlarının bu değerleri sahiplenmesin de ve bu kararlılığında bulmaktadır.

 

 

 

Bizim bir büyük imanımız ve bu noktada çok özel bir duruşumuz vardır. İnandığımız değerler uğruna, bu değerleri yaşatmak uğruna, canını seve seve feda eden henüz daha hayatının baharında olan 15’lilerden yaşı ne olursa olsun, yüreği attığı müddetçe bu bayrağı taşıyan, son nefesine kadar onun asla düşmesine izin vermeyecek olan büyüklerimiz vardır. 15 Temmuz, bu imanı kavrayamayan, bu büyüklüğünün ve duruşun farkında olmayan ihanet şebekelerinin, işbirlikçilerinin, FETÖ terör örgütünü kullanarak ve onun mensupları eliyle, bir darbe girişimi ve devletin ve milletin tüm değerlerinin yok edilme niyetinin istendiği bir geceydi. Millet iradesinin tecelligahı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalayacak kadar alçakça bir duruşu, milletin birlik ve beraberliğinin simgesi Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı öldürmek isteyecek kadar ihaneti ve bunların karşısında duran bu milletin imanlı evlatlarına gözünü kırpmadan haince, ellerinde bu milletin kendilerine düşmana karşı kullanmak üzere emanet ettiği tankı, topu, tüfeği, mermiyi ve silahı ateşleyecek kadar alçaklığı sergilediler. Ne genç, ne kadın, ne yaşlı dinlemediler. Ama hesap etmedikleri bu milletin, bu imanlı evlatlarının ön safta ölse de hemen arka safta ki diğer arkadaşının bayrağı kaldırması, şehadete erişse de hemen yanındaki arkadaşının emaneti tutup kaldırmasıdır. Tıpkı Çanakkale'de, tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda, tıpkı bağımsızlığının söz konusu olduğu her noktada sergilediği iman gibi. Şerefli üniformayı giyenin o şerefsizlerin hesaplamadığı şeyler, imanıyla komutanından aldığı emirle ölüme göz kırpmadan giden Ömer Halisdemir’lerdir. Bir lahza sonra öleceğini bilmesine rağmen gözünü kırpmadan tankın karşısında ona doğru yürüyenlerdir.

 

 

 

 

İşte bu iman, bu duruş ve bu kararlılık oldukça bu millet ve devlet sonsuzluğa doğru yürüyüşünü, İnşallah her gelecek gün güçlenerek, gelişerek, dostuna güven düşmanına ürperti verecek şekilde sürdürecektir ve bu büyük yürüyüşümüzün her anında ve zamanda da bütün şehitlerimizde olduğu gibi 15 Temmuz’un aziz şehitleri de rahmet ve minnetle anılacak, şehitler tepesinin ölmeyen kahramanları olarak hep bizimle var olacaktır. Çünkü bizim inancımızda Şehitler ölmez. Muazzez dinimizin aziz kitabı Kuranı kerimdeki ayet ifade buyurulduğu gibi “Onlara ölüler demeyiniz, Onlar diridirler” Allah'ın izniyle bugünkü toplantımızın da, imanla tezahür eden her buluşmamızın da tanıkları ve bizimle birlikte şahitleridirler. Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin. Bütün şehitlerimizin şefaatinden ailelerini ve bizleri de nasipdar eylesin. Gazilerimize, milletçe şehitlerimizin safındaki kahramanlıkları için bitmeyecek bir örnek ve tazimle şükranlarımızı iletiyoruz. Onları yetiştiren analara babalara bugün onları temsil eden kardeşlerine de içtenlikle minnetlerimizi iletiyoruz.

 

 

 

 

İşte bu kahramanlardır ki 15 Temmuz’u tersine çevirmiş, iradesiyle bu milletin bekasını inşallah sonsuza kadar taşıyacak bir duruşu sergilemişlerdir. Hukukun önünde bu ihanetin işbirlikçileri ve destekçileri ve uzantıları şüphesiz ki hesabı verecek ve cezayı müstelzim olacaklardır. Ama bilinmelidir ki, bu milletin vicdanında ömür boyu ve öldükten sonrada ilahi adaletin karşısında sonsuza kadar şüphesiz ki suçlu olacaklardır. Masum kanların, canların döküldüğü o gecede bu ihanetin içinde olan, destek veren ve işbirliği içinde olan herkes manevi olarak inancımızın, maddi olarak hukuk sistemimizin mesulüdür.

 

 

 

Diyarbakır'da 81 ilimiz gibi o gece o duruşu sergilemiş 15 Temmuz ihanet karşısında birlik ve beraberlik şuuru ile dimdik ayağa kalkmış, meydanlarda Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla demokrasi nöbetini tutmuştur.

 

 

 

Şehitlerimizin yakınları bilmelidir ki, onlar bir büyük davanın ölmeyen ve ecdadından aldığı bayrağı yüreğiyle temsil eden erleridir. Onlar bizim geleceğe doğru yolculuğumuzun bitmeyen manevi liderleridir. Her birisi dünya hayatını bitirse de, bitmeyecek âlemin efendileridir. Diyarbakır'da 81 ilimiz gibi o gece o duruşu sergilemiş 15 Temmuz ihanet karşısında birlik ve beraberlik şuuru ile dimdik ayağa kalkmış, meydanlarda Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla demokrasi nöbetini tutmuş, bir ve beraber olarak devletini, değerlerini, bağımsızlığını, özgürlüğünü, imanını, ezanını ve şüphesiz varlığını muhafaza etmiştir. 15 Temmuz dünyanın demokrasiye kastedilen tehditleri karşısında, bu büyük milletin yazdığı şanlı ve çok büyük bir destanın adı olmuştur. 15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız. 15 Temmuz şehitlerini unutmadık, unutturmayacağız. İhaneti gerçekleştirenleri ve onların işbirlikçilerini unutmadık unutturmayacağız. Bu en başta şehitlerimize karşı manevi bir mesuliyetimiz, mecburiyetimiz ve mükellefiyetimizdir ve inşallah ebediyete kadar da bu sürecektir. Bu büyük millet ve devlet akan giden her zaman diliminde güçlendirerek ve gelişerek geleceğe doğru giderken, şehitlerimizle birlikte yol alacak onların değerli aileleri, anne babaları, eşleri, evlatları, yakınları başımızın tacı ve en değerli emanetleri olarak hep hatırlanacaktır. Rabbim bütün bu değerler uğruna hayatlarını seve seve feda eden şehitler tepesinde hala bizleri büyük bir duruş ve vakarlı bir asil ruhla seyreden bütün şehitlerimizden razı olsun. Onları yetiştiren anne babalardan razı olsun. Gazilerimize sağlık, huzur ve afiyet bahşeylesin. Hayırlı ve güzel bir ömür versin. Bu salonda bulunan hepimizi ve herkesi bu uğur da şehitlerin temsil ettiği imanı ve duruşu taşımak noktasında başarılı ve muhafaza eylesin diyorum. Bu organizasyonda şüphesiz bu buluşmada emeği geçen başta Sayın Bakanımız olmak üzere katkıları veren değerli kardeşlerime ve birazdan bizimle 15 Temmuz’u bir kere daha yaşatacak olan ilimize teşrif eden bütün konularımıza, başta gazilerimiz olmak üzere hoş geldiniz diyor, bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi.

 

 

 

 

Konuşmanın ardından Moderatörlüğünü Ersin Düzen’in yaptığı programda, Dursun Ali Erzincanlı tarafından seslendirilen Şehit Ömer Halisdemir için yazdığı “30 Kuş” ve “Bedir” şiirini dinleyen salonundaki davetliler duygusal anlar yaşadı.

 

 

 

 

Şiir dinletisinin ardından kum sanatçısı Veysel Çelikdemir’in 15 Temmuz’u anlatan gösterisi ve sanatçı Kürşat’ın geceyle ilgili bestelerini seslendirmesinin ardından,  15 Temmuz 2016 gecesi Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hain kalkışması sırasında meydanlara inen ve yaşanan mücadele sırasında gazi olan Yusuf Ak, Emin Oğuz Ayanoğlu ve İsmet Erdoğan’ın yaşadıklarını  paylaşmasıyla sürdü.

 

 

Program sonunda Vali Güzeloğlu, 15 Temmuz Şehit yakınlarına, Gazilere ve programa katılan sanatçılara hediye takdim etti.